Doğumu, Ailesi ve Eğitimi
Matthias Schoenaerts, 8 Aralık 1977’de Belçika’nın Anvers kentinde doğdu. Annesi Dominique Wiche kostüm tasarımcısı, çevirmen ve Fransızca öğretmeniydi; babası ise oyuncu Julien Schoenaerts’tı.
Sinemaya genç yaşta adım atan Schoenaerts, 14 yaşında babasıyla birlikte Daens (1992) filminde rol aldı. Film, En İyi Yabancı Dilde Film dalında Oscar’a aday gösterildi. Daha sonra sinema okuluna kaydoldu ancak ikinci yılında devamsızlık nedeniyle okuldan ayrıldı. 21 yaşında Anvers’teki Dramatik Sanatlar Akademisine başladı ve bu dönemde Belçika televizyonu ile sinemasında küçük roller üstlendi. 2003’te mezun olduğunda, European Film Promotion tarafından “Europe’s Shooting Stars” arasında gösterildi.
Belçika Sinemasındaki İlk Yılları
Schoenaerts, Daens sonrası ilk uzun metrajlı rolünü Dorothée Van Den Berghe’nin yönettiği Meisje (2002) filminde aldı. Ardından Tom Barman imzalı Any Way the Wind Blows (2003) ile dikkat çekti.
2004’te kısa film A Message from Outer Space’te hem yapımcı hem oyuncu olarak yer aldı. Aynı yıl babasıyla birlikte Ellektra filminde oynadı. 2006’da Paul Verhoeven’ın Black Book filminde Hollanda Direnişi üyesi olarak küçük bir rolde göründü. Aynı yıl Dennis van Rita filminde, işlemediği düşünülen bir suçtan sonra hayata uyum sağlamaya çalışan Dennis karakteriyle ilk başrol deneyimlerinden birini yaşadı.
Çıkış Rolleri ve Uluslararası Tanınırlık
Matthias Schoenaerts’ın Belçika’daki geniş çıkışı, Erik Van Looy’un gerilim filmi Loft (2008) ile geldi. Filmde, evli arkadaşlarıyla birlikte gizli buluşmalar için bir çatı katı kiralayan Filip karakterini canlandırdı. Loft, büyük gişe başarısı elde ederek dönemin en çok kazanan Flaman filmlerinden biri oldu. Aynı yıl korku filmi Linkeroever’de rol aldı.
2009’da My Queen Karo filminde hippie Raven karakterini canlandırdı. 2010’da ise Alex Stockman’ın tekno-gerilim türündeki Pulsar filminde başrol oynadı.
Bullhead, Rust and Bone ve Ödüller
2011’de Michaël R. Roskam’ın Bullhead filminde Jacky Vanmarsenille adlı bir sığır yetiştiricisini canlandırdı. Yeraltı hormon ve steroid ticaretine karışan bu karakter için uzun süre fiziksel hazırlık yaptı. Performansı birçok festivalde ödüllendirildi ve film 2012’de En İyi Yabancı Dilde Film dalında Oscar adaylığı elde etti.
2012’de Jacques Audiard’ın Rust and Bone filminde Marion Cotillard ile başrolü paylaştı. Filmde eski boksör Ali karakterini oynadı. Cannes Film Festivali’nde ilgi gören yapım, Fransa’da hem eleştirmenlerden olumlu yorumlar aldı hem de gişede başarı kazandı. Schoenaerts bu performansıyla 2013’te César En Umut Vadeden Oyuncu Ödülünü kazandı.
Aynı yıl rol aldığı kısa film Death of a Shadow, 2013’te En İyi Kısa Film dalında Oscar’a aday gösterildi ve Avrupa Film Ödüllerinde En İyi Avrupa Kısa Filmi seçildi.
Hollywood ve Avrupa Yapımları
Rust and Bone sonrası Schoenaerts, Amerikan ve İngiliz yapımlarında daha fazla yer almaya başladı. 2013’te Marion Cotillard’ın önerisiyle Blood Ties filminde oynadı. Ardından Suite Française (2014), A Little Chaos (2014), The Drop (2014) ve Far from the Madding Crowd (2015) gibi yapımlarda rol aldı.
2015’te Alice Winocour’un Disorder filminde travma sonrası stres bozukluğu yaşayan eski bir askeri canlandırdı ve bu performansıyla eleştirmenlerden övgü aldı. Aynı yıl Luca Guadagnino’nun A Bigger Splash filminde Tilda Swinton ve Ralph Fiennes ile birlikte oynadı; Tom Hooper’ın The Danish Girl filminde ise sanat taciri Hans Axgil karakterine hayat verdi.
Öne Çıkan Diğer Rolleri ve Unvanları
Schoenaerts’ın bilinen rolleri arasında The Drop filmindeki Eric Deeds, Suite Française filmindeki Bruno von Falk, Far from the Madding Crowd filmindeki Gabriel Oak, The Danish Girl filmindeki Hans Axgil ve Red Sparrow filmindeki Vanya Dayı yer alır.
2019 yapımı The Mustang filminde, vahşi bir atı eğiten bir mahkûmu canlandırarak yeniden eleştirel beğeni topladı. 2015 yılında Fransa’da Sanat ve Edebiyat Nişanı Şövalyesi unvanına layık görüldü.